Türk vatandaşlığı, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu uyarınca doğumla veya sonradan kazanılabilmektedir. Türk hukukunda doğumla vatandaşlığın kazanılmasında temel ilke soybağı (kan bağı) esasına dayanmaktadır. Buna göre, Türk vatandaşı anne veya babadan doğan çocuklar, kanunda öngörülen şartların varlığı halinde doğum anından itibaren Türk vatandaşlığını kazanırlar. Bu nedenle, çocuğun doğduğu ülke kural olarak vatandaşlığın kazanılması bakımından belirleyici değildir.
Kan esasına dayanan vatandaşlık sisteminde kişi, ana ve/veya babasının vatandaşlığını doğumla birlikte kendiliğinden kazanır. Türk Medeni Kanunu’na göre soybağı, çocuk ile anne arasında doğumla; çocuk ile baba arasında ise evlilik, tanıma veya mahkeme kararıyla kurulur.
Evlilik Birliği İçinde Doğan Çocukların Vatandaşlığı
Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Türkiye içinde veya dışında Türk vatandaşı anne veya babadan evlilik birliği içinde doğan çocuk Türk vatandaşıdır. Dolayısıyla anne veya babadan birinin Türk vatandaşı olması, çocuğun doğumla birlikte Türk vatandaşlığını kazanması için yeterlidir. Bu durumda vatandaşlığın kazanılması herhangi bir idari işleme bağlı olmayıp doğumla birlikte kendiliğinden gerçekleşmektedir.
Evlilik Birliği Dışında Doğan Çocukların Vatandaşlığı
Türk Vatandaşı Anne ile Yabancı Babadan Doğan Çocuk
Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 7. maddesinin ikinci fıkrasında, Türk vatandaşı anne ile yabancı babadan evlilik birliği dışında doğan çocuğun Türk vatandaşı olduğu açıkça düzenlenmiştir. Anne ile çocuk arasındaki soybağı doğumla birlikte kurulduğundan, çocuk doğduğu andan itibaren Türk vatandaşlığını kazanır. Bu durumda ayrıca soybağının kurulmasına ilişkin başka bir işleme ihtiyaç bulunmamaktadır.
Türk Vatandaşı Baba ile Yabancı Anneden Doğan Çocuk
Türk vatandaşı baba ile yabancı anneden evlilik birliği dışında doğan çocuk bakımından ise soybağının hukuken kurulmuş olması zorunludur. Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca, çocuk ile Türk vatandaşı baba arasındaki soybağının kanunda öngörülen usul ve esaslara göre kurulması halinde çocuk Türk vatandaşlığını doğumdan itibaren kazanır.
Bu kapsamda soybağı; tanıma, babalık davası veya mahkeme kararı gibi hukuki yollarla kurulabilmektedir. Soybağının kurulmasıyla birlikte vatandaşlığın kazanılması doğum anına etkili sonuç doğurmaktadır.
Milletlerarası Özel Hukuk Bakımından Soybağının Kurulması
Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda soybağının hangi ülke hukukuna göre kurulacağı 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 16. maddesinde düzenlenmiştir.
Anılan hükme göre soybağının kuruluşu öncelikle çocuğun doğum anındaki millî hukukuna tabidir. Soybağının bu hukuka göre kurulamaması halinde sırasıyla çocuğun mutad mesken hukuku, anne veya babanın millî hukuku, bunlara göre de sonuç alınamaması halinde anne ve babanın ortak mutad mesken hukuku, son olarak ise çocuğun doğum yeri hukuku uygulanmaktadır.
Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması
Türk vatandaşı baba ile yabancı anneden evlilik birliği dışında doğan çocuklarda, yabancı ülke mahkemelerince verilen soybağının kurulmasına ilişkin kararların Türkiye’de hukuki sonuç doğurabilmesi için 5718 sayılı MÖHUK’un tanıma ve tenfize ilişkin hükümleri uyarınca Türk mahkemelerince tanınması gerekir.
Tanıma kararıyla birlikte yabancı mahkeme ilamı Türk hukukunda kesin hüküm etkisi kazanır ve soybağı Türk hukuku bakımından da geçerlilik kazanır. Böylece Türk vatandaşı baba ile soybağı kurulan çocuk, Türk Vatandaşlığı Kanunu’nda öngörülen şartların varlığı halinde doğum anından itibaren Türk vatandaşlığını kazanmış olur.
Özellikle yabancı mahkeme kararlarının tanınması, soybağının tespiti ve Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin süreçler milletlerarası özel hukuk kurallarını da ilgilendirdiğinden, hak kaybı yaşanmaması adına alanında uzman bir hukukçudan destek alınması önem taşımaktadır.







